ÖZGÜL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ

Posted

Bireyin gelişimini etkileyen çevresel, nörolojik ve genetik etmenler çocuklarda bazı becerileri yerine getirmede akranlarına göre gecikmelere sebebiyet verebilir. Örneğin geç algılayabilir, geç yürüyebilir ya da geç konuşabilir. Bu sorunun göz ardı edildiği çocuklarda ailesi ve akranları tarafından reddedilen, kaygı sorunu ve öfke kontrolü yaşayan, benlik kavramında ve başkalarıyla olan iletişimlerinde problemler yaşayan, özgüvenleri az ve öğrenmeye kendini kapatan bireylere dönüşürler. Erken müdahale ile doğru belirlenmiş tedavi yöntemleri ve kaliteli bir eğitim ile bu gecikme, gelişimin daha normal seviyelere çekilebilmesine olanak sağlar.

Özgül öğrenme bozukluğu,  normal ya da normalin üzerinde zekaya sahip, belirgin bir beyin patolojisi ve duyusal sorunu olmayan bireylerde yaşa göre eğitsel becerilerin, beklenenin altında olduğu ve bu durum sebebi ile bireyin okul, iş ve günlük yaşam aktivitelerini etkilemesi durumudur.  Çocuğun aldığı eğitim, zeka düzeyi ve yaşı göz önünde bulundurulduğunda okuma, yazılı anlatım, matematik, akıl yürütme gibi alanlarda işlevselliğin bozulmasına sebep olan gelişimsel ve nörobiyolojik bir bozukluktur. Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarda organize olamama, zaman kavramını değerlendirememe, iletişim problemleri, motor ve el-göz koordinasyonlarında zayıflık, dikkat dağınıklığı, işitsel ve görsel algı sorunu yaşanılabilir.

ÖZEL ÖĞRENME BOZUKLUĞUNUN ÇEŞİTLERİ

  • DİSLEKSİ (Okuma Bozukluğu): Okurken atlama, anlamı bozma, harf – ses uyumu bozukluğu, hızlı okuyamama, harflerin ya da hecelerin yerini değiştirme, heceleme ya da anlamama, satır izleme zorluğu gibi bir takım bozukluklar görülür.Okuma güçlüğü olan insanların yaklaşık % 35-40 ‘nın  görsel bozukluklar veya zorluklar yaşadıklarını tahmin edilmektedir. Bu sorunlar kişinin yeteneğini ve motivasyonunu etkileyebileceği gibi okuma faaliyeti sinir bozucu bu duruma dönüşebilir.
  • 2-DİSGRAFİ (Yazma Güçlüğü): Yazım hataları, okunaksız ve düzensiz el yazısı, bazı harf, rakam ve sözcükleri ters yazma, b-d, m-n, ı-i, d-t, g-ğ, g-y gibi harfleri karıştırma, yavaş yazma, imla kuralları ve noktalama işaretlerini karıştırma, sözcükler arasında boşluk bırakmadan ya da sözcüğü birkaç parçaya bölerek yazma,  göz ve el koordinasyonunda problemler, birbirine benzeyen harf ve sayıların yazımında yanlışlar yapma gibi bozuklulara rastlanır.Disgrafi sorunu olan çocuklar defter tutmada ve kalem kontrolünde sorun yaşadıkları gibi karmaşık, zor okunan, biçimsiz, hatalı bir el yazısına sahiptirler.
  • 3-DİSKALKULİ(Aritmetik Bozukluk): Matematik terimlerini ve kavramlarını anlayamama ve ilişkilendirememe, sayı ve sembolleri tanıyamama, gerekli sembolleri kullanamama, eldeli sayıları toplamayı unutma, çarpım tablosunu ezberleyememe veya birkaç gün içinde unutma, basit geometrik şekilleri öğrenememe, tarih, saat, zaman ve para kavramlarına hakim olamama, problem çözümünde izlenecek adımlara karar verememe,mantıksal ve stratejik oyunlarda çokça hata yapma biçiminde kendisini gösteren bozukluklarla karşılaşılır.

Tüm bu durumlar çocukların ruh sağlığına ve motivasyonuna olumsuz etki edebiliyor. Kendini doğru ifade edemeyen, içine kapanan, sorumluluk almak istemeyen ve benlik duygusunu yitiren çocukların, ciddi psikolojik sorunlar yaşama olasılığı ve toplumdan soyutlanma durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Bu sorunun önüne geçmek için aile ve sosyal çevrenin bu konuda farkındalık kazanması ve bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bunu sağlamanın en iyi yolu ise çocuğun becerileri desteklenmeli, doğru bir eğitim yöntemi ve egzersiz planı uygulayarak kendini geliştirmesine yardımcı olunmalıdır.

MENTAL RETARDASYON (ZEKA GERİLİĞİ)

Mental Retardasyon, zekanın70’in altında bir zeka bölümüne denk gelmesi, bilişsel işlevlerin normalin altında olması ve kişisel bağımsızlığı olumsuz derecede etkileyecek işlevsel bozukluktur. Mental retarde olan bireylerde öğrenme, iletişim, kişisel bakım, ilişkilendirme, sosyal/kişiler arası beceriler, bağımsız yaşama, ev hayatı, okulla ilgili işlevsel beceriler, toplumun sağladığı imkanları kullanma, kendi kendini yönetip yönlendirme gibi fonksiyonları büyük ölçüde bozulmuştur.

Mental retardasyona genetik, doğumsal, çevresel faktörler yol açabilmektedir. Zeka geriliğinin müdahalesinde ailenin de içinde bulunduğu bir konsültasyon süreciyle  bireye destek eğitim verilmelidir. Bu süreçte  özel gereksinim ihtiyacı duyan bireyler için destek eğitim programları hazırlanır, eğitim başlatılır, sürdürülür ve takip edilir. Eğitimin temel amacı, gelişimsel geriliği olan bireyin, mümkün olabilecek en üst düzey işlevselliği yakalayarak hayat kalitesini yükseltmek ve sosyal uyumu sağlamaktır.